Güney Afrika, koronavirüsün Omicron varyantının tespit edildiği ilk yerdi ve ardından ülkede vakalar hızla arttı. Omicron daha sonra birçok ülkede görüldü ve hızla yayıldı.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu varyantın daha önce hiçbir varyantta görülmemiş bir hızla bulaştığını açıkladı.

Peki Güney Afrika deneyiminden başka neler öğrenebiliriz?

Omicron ile bulaşan hastalık daha hafif mi atlatılıyor?

Güney Afrika’da Covid nedeniyle hastane kabullerine ilişkin veriler, kabullerin tüm bölgelerde keskin bir şekilde arttığını gösteriyor.

Ancak vaka sayısı göz önüne alındığında, hastaneye kaldırılanların sayısı beklendiği kadar hızlı artmıyor. Şu anda daha az hasta, oksijene ve solunum cihazına ihtiyaç duyuyor. Hastalar, daha kısa süre hastanede kalıyor.

Discovery Health adında bir sağlık hizmetleri sağlayıcısı, Güney Afrika’da Omicron salgınının başlarında enfekte olmuş yetişkinlerin hastaneye kabul edilme oranlarının, Covid’in ilk dalgasında enfekte olanlara göre, yaklaşık yüzde 30 daha az olduğunu hesapladı.

Güney Afrikalı bilim insanları ise bu verilerin, varyantın daha hafif olduğunu kanıtlamak için yeterli olmadığını söylüyor.

Omicron’u önceki dalgalardan ayıran en büyük fark, popülasyondaki aşılanma oranı ve doğal bağışıklık kazanılmış olması.

İki doz aşı veya geçirilen bir enfeksiyon, insanları Omicron varyantından korumada çok daha az etkili görünüyor. Yine de bu durum insanların ciddi hastalıklara yakalanmasını önlüyor gibi görünüyor.

‘Mutasyonun daha az öldürücü olduğuna dair bir kanıt yok’

Güney Afrika’nın başkenti Johannesburg’daki Chris Hani Baragwanath hastanesinde kıdemli bir bilim insanı olan Dr. Vicky Baillie, hastanede tedavi oranlarının düşmesinin, insanların daha fazla bağışıklığa sahip olmasından kaynaklandığını söylüyor ve ekliyor:

“Mutasyonun daha az öldürücü olduğuna dair bir kanıt yok.”

WHO, varyantın etkisinin daha hafif seyrettiğine yönelik verilerin yanıltıcı olabileceğine karşı uyarıyor. Bunun sebebiyse hastanedeki sayıların düşük olması ve hastaneye kabul edilenlerin çoğunu 40 yaşın altındakilerin oluşturması nedeniyle ağır hastalıklara yakalanma olasılıklarının zaten düşük olması.

Diğer yandan kişilerin hastaneye kabul edilme nedenleri de farklı olabilir ancak Güney Afrika hastaneleri kabul edilen herkesi test ediyor, bu nedenle çok sayıda hafif vaka tespit ediyor.

Bir diğer neden, Güney Afrika’da 60 yaşın üzerindekilerin aşılanma oranının ortalama nüfustan çok daha yüksek olması. Bu da onları ciddi hastalıklara karşı koruyor olabilir.

Güney Afrika, genç bir nüfusa sahip. Örneğin Türkiye’de nüfusu ikiye ayıran medyan yaş 31,5 iken; bu yaş İngiltere’de 40,4, Güney Afrika’da ise 27,6. Bu nedenle Omicron deneyimi daha yaşlı nüfusa sahip ülkeler için farklı olabilir.

Omicron nedeniyle daha fazla çocuk hastalanıyor mu?

Gauteng eyaleti de dahil olmak üzere Güney Afrika’nın en çok etkilenen bölgelerindeki hastanelerden gelen raporlar, hastaneye kabul edilen çocukların sayısında bir artış olduğunu gösteriyor.

Gauteng’de Covid nedeniyle hastanelere kabul edilen çocukların oranı, ilk haftada yüzde 14 gibi yüksek olan bir seviyeden, üçüncü haftada yüzde 8’e düştü.

Bu verileri varyantın gençler için daha tehlikeli olabileceğine dair bir işaret olarak yorumlayanlar da var.

Ancak Johannesburg’daki Witwatersrand Üniversitesi’nden Prof. Dr. Helen Rees, bunun çok küçük sayılara dayandığını belirtiyor.

Bununla birlikte Prof. Dr. Rees, yetişkinlerde olduğu gibi, genellikle Covid nedeniyle kabul edilen çocuklarla başka bir şey için kabul edildikten sonra virüse yakalandığı keşfedilenler arasında ayrım yapamadıklarını da söylüyor.

Dr. Baillie, BBC’ye yaptığı açıklamada, hastanesine Covid nedeniyle kabul edilen az sayıda çocuk olduğunu ve bunların da 2-3 gün içinde iyileştiklerini söylüyor.

Dr. Baillie ayrıca, bu verilerin çocukların çoğunun yoksulluk içinde yaşadığı bir bölgeden geldiğine dikkat çekiyor. Çocukların bu nedenle yetersiz beslenmiş ve virüse yakalanma risklerinin ortalamadan daha yüksek olabileceğini de belirtiyor.

Omicron’a karşı aşı etkili mi?

Güney Afrika’da aşılanma oranları nispeten düşük, nüfusunun sadece yüzde 26’sı tamamen aşılanmış durumda.

Bu nedenle ülkenin Omicron deneyimi, daha yüksek aşılanma oranına sahip ülkelerle doğrudan karşılaştırılamayabilir.

Ancak ülkede doğal bağışıklık oranları çok yüksek.

St. Andrews Üniversitesi’nden Dr. Müge Çevik, aşılama yoluyla hastalığın başkalarına bulaşma riskinin önemli ölçüde azaldığına inanıyor.

Dr. Çevik, ‘’Çünkü insanlar daha kısa sürelerde hasta olacaklar, hastalığı daha hızlı yenecekler ve bu sayede hastalığa daha az yayılma fırsatı verecekler.’’ diyor.

Ancak varyant, daha yüksek aşılama oranına sahip popülasyonlarda bile hızla yayılıyor.

Çok az sayıda aşı enfeksiyonları tamamen durdurabilir, ancak ciddi hastalıkları önleme konusunda, aşılamanın bu önemli mutasyondan sonra bile büyük ölçüde başarılı olduğunu gösteren kanıtlar var.

Net olmayan şey ise aşıların tam olarak ne kadar başarılı olduğu.

Güney Afrika’da yapılan araştırmaya göre, Pfizer-BioNTech aşısı, ikinci dozdan birkaç ay sonra bile hastaneye kaldırılma oranını yaklaşık yüzde 70 azaltıyor. Üçüncü takviye dozundan sonra bu oran yüzde 90’ı aşıyor.

Ancak Güney Afrika’da nüfusun çoğu Johnson & Johnson ve diğer aşıları oldu. Farklı aşıların farklı gruplar için ne kadar etkili kaldığını göstermek için ise daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

BBC İzleme Servisi’nden Nicola Morrison habere katkıda bulundu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here