Bilgin, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2022 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında asgari ücret konusunda çeşitli tahminler yapıldığını anımsatarak, asgari ücret alan yaklaşık 6 milyon işçi bulunduğunu bildirdi.

Bu kişilerin aileleriyle oluşturduğu bütünlüğün dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Bilgin, asgari ücretin diğer ücretleri de belirleyecek bir yetkiye sahip olduğuna dikkati çekti.

Bayram havası yaratacak”

Bu konuda Bakanlığına bir araştırma yaptırdığını kaydeden Bilgin, işçilere, işverenler ile profesyonel yöneticilere asgari ücret beklentilerini sorduklarını aktardı. Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşçilerimizin büyük çoğunluğu, yüzde 37’si 3 bin 750 ila 4 bin lira arasında beklentileri olduğunu söylediler. Yüzde 9’luk bir oran, 4 bin liranın üzerinde rakamlar telaffuz ettiler. Daha aşağılarda telaffuz edenler oldu. Küçük işletmelerde çalışan işçilerin daha alt düzeylerde rakamlar telaffuz ettiğini gördük. Bu sebepsiz değil. Onlar şunu diyorlar; ‘Evet, biz ücretimizin artmasını istiyoruz ama işimizin devam etmesini istiyoruz.’ Dolayısıyla burada sizlerin beklentisi nedir bilmiyorum ama toplumun, işçilerimizin beklentisini karşılayan ciddi bir asgari ücret artışını gerçekleştireceğiz. Bu, Türkiye için, çalışanlarımız için, özellikle düşük gelirli asgari ücretle çalışanlarımız için bir bayram havası yaratacaktır. Bunu şimdiden müjdelemek isterim.”

Asgari ücretin daha yüksek düzeyde açıklanmasının daha anlamlı olduğunu çünkü ekonomide dalgalanmaların yaşandığını dile getiren Bilgin, enflasyonist bir ortam nedeniyle asgari ücretin bu kadar tartışıldığını ve bu kadar çok önem atfedildiğini söyledi.

Bilgin, “Bu süreci yönetirken, asgari ücret çalışanlarımızı, emekçilerimizi korusun, aynı zamanda Türkiye’nin bu süreçte, enflasyonist ortamda, salgın sonrası bütün dünyanın yaşadığı ekonomik dalgalanmaların aşağı yukarı başta bütün Avrupa ve gelişmiş ekonomileri büyük zorluklara soktuğu bir aşamada Türkiye’ye de bir rahat nefes aldırsın diyoruz. Bu düşünceyle rahat nefes aldıracak bir seviyede tespit edeceğimizi belirtmek isterim.” değerlendirmesinde bulundu.

Kamu işçileriyle yapılan toplu sözleşmeye de değinen Bilgin, “Geçtiğimiz günlerde memur konfederasyonlarıyla oturduk, konuştuk. Onlara şunu söyledik; ‘Biz sizinle yaptığımız toplu sözleşmenin üzerine enflasyon farkı ortaya çıktığı zaman, onu bir sosyal refah payına dönüştürecek vaadin arkasında duruyoruz. O imzamızın da arkasındayız.’ Biz Türkiye’nin emekçilerini koruyan bir ücret siyasetini, sosyal politika anlayışını benimsemiş bir yaklaşımı iktidarda temsil ediyoruz. Bunu sürdürmekte kararlıyız.” diye konuştu.

Meclisimizin gereğini yapacağına inancımız tam”

Bakan Bilgin, 3600 ek gösterge konusundaki çalışmalarını da sürdürdüklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Toplumda hakkaniyet duygusunu zedelemeyecek bir düzenlemeyi yapmak istiyoruz. Dolayısıyla teknik çalışmayı yaptık. Önümüzdeki hafta komisyonumuzu toplayacağız. Komisyonda sosyal ortaklarımız, sendikalar olacak. Ondan sonra da Yüce Meclis’e göndereceğiz. Sizin takdirinizle de 3600 ek göstergesini bir vaat olmaktan çıkartıp, 2022 yılında uygulamaya sokacağız. Meclis’e geldiği zaman da Meclisimizin gereğini yapacağına inancımız tamdır.”

Bilgin, kamudaki sözleşmeli personele ilişkin, “3600 ek gösterge meselesinden sonra personel meselesini de gündemimize aldık. Sözleşmeli personel meselesiyle ilgili çalışmamızı tamamlayarak o meseleyi de en uygun şekilde çözeceğiz.” açıklamasında bulundu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here