“BDDK’nın Resmi Gazete’nin 20 Kasım tarihli sayısında yayımlanan kurul kararına göre, Türk Ticaret Bankası’na, Bankacılık Kanunu’nun 10’uncu maddesi ile Bankaların İzne Tabi İşlemleri ile Dolaylı Pay Sahipliğine İlişkin Yönetmeliğin 7’nci maddesi kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, faaliyet izni verilmesi kararı alındı.”

Bu haber Türkiye bankacılık tarihinde yer edinmiş, 90’ların sonunda sorunlu bir özelleştirme süreci geçirmiş ve 2000’li yılların başında sahneden çekilmiş Türkbank’ın ismini yeniden gündeme getirdi.

1913’te Adapazarı İslam Ticaret Bankası ismiyle kurulan banka 1937’den 2000’li yılların başına kadar faaliyetlerini Türkbank ismiyle sürdürmüştü. 90’lı yılların sonunda yaşadığı sıkıntılı özelleştirme sürecinin ardından Ağustos 2002’de tasfiye kararı alınmıştı.

TMSF’ye devir ve tasfiye süreci

Banka, 26 Mayıs 1997 tarihinde 820 milyon dolar zarar ile el konulup yüzde 84,52’lik hissesiyle TMSF’ye devredildikten sonra, 1998’de yapılan ihale ile 600 milyon dolar karşılığında iş adamı Korkmaz Yiğit’e satılmıştı.

İhalenin tamamlanmasının ardından polisin TMSF’ye yazılı olarak yaptığı başvuru ve sunduğu deliller ışığında ihalenin iptal edilmesine karar verilmişti.

1997-2000 yılları arasında yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynak aktarımına rağmen satışı gerçekleşmeyen bankanın, bankacılık yapma ve mevduat toplama yetkisi 1 Temmuz 2001 tarihinde TMSF tarafından kaldırıldı.

Karar sonrası hisselerin yüzde 6’sına sahip çalışan ve emeklilerden oluşan Munzam Vakfı’nın hukuk mücadelesi başladı.

Munzam Sandık, Danıştay’a kapatmanın finansal değil, siyasi gerekçelere dayandığını ileri sürerek karara itiraz etti. Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu ise, 8 Kasım 2001’de sandık lehine kararı bozarak bankanın yeniden faaliyete geçmesini onayladı. Devam eden süreçte dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Devlet Denetleme Kurulu aracılığıyla BDDK ya gönderdiği raporda yargı aşamasının uzayacağı ve tasfiye işleminin tamamlanması gerektiği önerileri sonrası Ağustos 2002’de tasfiye karar alındı ve 18 Kasım 2003’te başlayan tasfiye süreci hukuki problemler nedeniyle uzun sürecek dosyalar haricinde tamamlandı.

1996 yılında 11. banka konumundaydı

1996 yılında yaklaşık 5 bin çalışana sahip Türk Ticaret Bankası aktif büyüklük açısından 11’inci sırada yer alırken, faaliyetlerinin durdurulmasından önce son sene olan 2000 yılına gelindiğinde yaklaşık 3500 çalışanla aktif büyüklükle tüm bankalar arasında 30’uncu sıraya gerilemişti.

Tekrar faaliyete geçme çabaları

Daha önce, Türk Ticaret Bankası ile ilgili doğrudan ya da dolaylı sahip olunan hisse senetleri ve tahvillerin, banka ile ilgili esas mukavelelerinden doğan hakların ve Banka’ya ait öz sermaye ve varlıkların, birlikte veya ayrı ayrı satın alınması veya benzeri bir yöntem ile kendilerine veya bağlı ortaklıklarına devredilmesi hususlarında çalışmalar yapmak üzere bir bağımsız denetim şirketine yetki veren Marka Yatırım Holding, Ağustos 2017 de bankayı satın almak için TMSF’ye niyet mektubu sunacağını açıkladı.

2 senelik görüşmelerin ardından Marka Holding’ten yapılan açıklamada şirketin yaşadığı süreçler ve Türkiye’deki dalgalanmalar sebep gösterilerek satın alma sürecinin geçici olarak askıya alındığı duyurulmuştu.

Faaliyet izni

Yaklaşık 20 yıl sonra tekrar faaliyet izni alan ve nominal sermayesi 120 Milyon TL olarak açıklanan bankanın yüzde 98,5’i TMSF’ye ait.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here